17 Kasım 2012 Cumartesi

Mezapotamik Retikulum

     Kaldırımın kenarlarına dökülmüş yaprakları toplamaya çalışan rüzgarın çabalarını bir süpürgeyle başarıya ulaştıran belediye çalışanının içinde bulunduğu bu uzun isim tamlamasının zincirleme kazayla sonuçlanacağı bir kelime topluluğunun başlangıcında yakılan sigaranın ciğerlerdeki tangosuyla uçuşa geçen bir lokma çikolata kadar mutluluğa kapak açan bir hormonun boş sırıtışlarıyla noktayı arayışa geçen klavyenin tuş seslerinin Turning Tables'a yönlendiği bir kaosun içinde kaybolan zamana karşı alınan tedbirlerin sonuçsuzluğuyla boğuşan ruhlar arası etkileşimin eylemsizlik yasasını haklı çıkardığını kabullenen bir düşünce bulutu, yağmurlarını yağdırıp asitleştirirken üzerine bir baz atıp nötrleştirecek bir insan evladı bile olmadığı şu kimyasal tepkimede, denizden baban bile çıksa güvenmeyeceksin, anladım.


     Kıssadan hisseye, hisseden ekonomiye, ekonomiden borsaya, borsadan paraya, paradan değişime, değişimden sahteliğe, sahtelikten saftiriğe, saftirikten Elmer'a, Elmer'dan elmaya, elmadan armuta, armuttan ayvaya, ayvadan yemeğe, yemekten yemeğe...... AMAN TANRIM! En alakasız yerden bile türevini alarak integralinde buluyoruz onu, illa çıkacak bir yerden. Demek ki  "Her şeyin sonu yemektir." diye boşuna fetva vermemiş zamanında, zamanın şeyhülaşçısı. Hem dönemin gücü Napoliten da o kadar "Yemek, yemek, yemek." diyerek boşuna manyak bir gücün tombik iktidarı olmamıştır. İtalyan pizzaları, Fransız kruvasanları.... Ekmeği bırakıp pasta diyetine girmekten iyidir ama! - Bu kadar laf kalabalığının altındaki gerçeklik ise kısacası "Bu aralar çok yiyorum be, eşiğimi kaybettim. Bir bakıversenize, kapınızın eşiğinde mi?" olacak. Şşşşş, çaktırma. -


     Ah zamane insanları, Mezapotamya'dan gelip ayaklarının tozuyla modernize olanlar, modernize olurken Rönesans Dönemi'ne kapılıp tersine tersine kafalarını geriye atanlar, Eski Mısır'da İlluminati'ye alet olup piramit yapanlar, şovalye olayım derken göz çıkaranlar, Orta Çağ'a gittiklerini sanırken kaybolup bir anda kendilerini dinazorların arasında bulanlar... o kadar çok tip, o kadar çok insan var ki, neden koyunlaşır ki bu insanlar? Bari koyunlaşıyorsun, bari başına çoban devşirme, hayvan! Parmak izi teknolojisini zihinlere ulaştırıp zamane insanlarını zaman dışı bırakasım geliyor bazen, sonra bir bakıyorum zaman bitmiş, tamam bir dahaki seansta kesin bak, hep şu zamansızlık yok mu?


     Hesaba katılmamış bir adisyon kaçağı varsa kafanızda, hesabınızı yorganınıza göre uzatıp ona göre paçayı sıyırıp dereyi dürbünle gözleyebilirsiniz. Ne demiş atalarımız; "Kahverengiyse gözlerin, 40 yıllık hatrı 80'e bağlarsın sen." Burada göz renginin önemini mercek altında inceleyip DNA'sından akan sitoplazmayı retikulumüne bağladıktan sonra ortaya paketler halinde kabak çekirdeği çıkartabiliriz. Eğer beni takip ederseniz, sizlerle bir damla sudan bir kalıp Frodo bile çıkartabiliriz be! İnanmayacaksınız ama geçen özel zeplinimle İtalya'dan İstanbul'a iniş yaparken fark ettim ben de, İtalya'daki Salı Pazarı'ndan köpek almıştım İstanbul'a gelene kadar penguen olmuş ya, OHANEST. Ben de kankam Jim Carrey'i çağırdım, hemen ilgilendi sağ olsun. Hani, süper güçler falan güzel de bu kadarı da fazla yani.


     "Pilates yaparken şalını unutmuşsun." dedi, ben de "Ebruli yapmaya gidecektim buradan ya, oralar çok soğuk, ne iyi ettin de söyledin." dedim. Hafif bir duraklamadan sonra Hürrem'in şarkısındaki "Ebuliiiiğ" melodisini mırıldandı, "Hıııı" dedim, "hayat cırladıkça güzel tabi. Turkcell de geçirdikçe."




Tatlı şarkı. Yıllaaar geçse de tatlı.

36 yorum:

  1. iyi hissetmek için seni okumam gerekiyomuş.
    niye demedin?
    kaç gündür ağlıyorum nan.

    YanıtlaSil
  2. Kaptan'ın Zehir Defteri: Teşekkürler kaptan! Beğenmene sevindim. ehehe.

    semmma: Kötü haline birazcık su serpebilmişsem ne mutlu. Ama ağlamak sana yakışmaz ki yahu.
    Sözlüğün "en çok güldüren entry canavarı"
    KENDİNE GEL! ehehe.

    YanıtlaSil
  3. Sizi geç keşfetmiş olmanın şaşkınlığı ve üzüntüsüyle nefes almadan okudum ilk paragrafı. Sonrasındaki kahverengiyse gözlerin 40 yıllık hatrı 80'e bağlarsın cümlesinde bittim ((:

    YanıtlaSil
  4. Çok tatlısınız efenimm, yorumunuz sevindirdi.
    Hoşgeldin o zaman, tebessümler getirdin. ehehe.

    YanıtlaSil
  5. Bak ne dicem şu Retikulumu benden iyi hiç kimse bilemez herhalde..:):) Endoplazmik retikulum alanında doktora yaptık biz kızımla geçen sene :):):) 100 numarayıda kaptık ama :):):)

    YanıtlaSil
  6. Organelleeeer; hücrelerin ameleleri. ehehe.
    Yalnız, süpermiş cidden. E böyle tatlı anneyle biyoloji bile güzel gelebilir tabi. ehehe.

    YanıtlaSil
  7. Çok piskopatca yazıyorsun sen yahu nefes almadan okuyorum ölüp gidecen bi gün :d

    YanıtlaSil
  8. ahahahaaa, ölümümüm böyle olsun yahu. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  9. Beyzaaaa, yüksek enerji hanım nasılsın :)) Döktürmüşsün yine :)) Eskiden seni okurken acaba bu başlığı neden koymuş, ya da ne bileyim bu paragraflar arasında ne gibi bir bağ var, sonuç neye bağlanacak gibisinden saçma sapan düşüncelerlim oluyordu :) Sonradan anladım ki, böyle beyhude işlerle uğraşmamak lazım :) Kasma yani. Rahat ol. Beynini serbest bırak, öyle oku. Yoksa devreler yanabilir :) Ohhh şimdi rahat rahat okuyorum. Doğru yolu buldum :))) Nasıl bir konuşma potansiyelin var arkadaşım senin yaaa :)) Güldüm güldüm gidiyorum. Bu arada ben de bu aralar çok yiyorum. Kilo aldım pofff. Biri bize dur desin. Ya da demesin yiyelim gitsin :))) Hadi nutella'ya :)))

    YanıtlaSil
  10. İyiyim efenim, siz nasılsınız acaba? ehehe.
    Çok doğru dedin. Kafan rahat, devreler sağlam okuyacaksın. ehehe. İlla bir sistem bulmaya gerek yok ki zaten.
    Yorumunla beni de tebessümledin, teşekkürler yahu.
    Yaaaa, Nutella falan tabi çok güzel de sonuçları sonrasında kötü oluyor. Yok, biri bizi durdursun!

    YanıtlaSil
  11. eminim burda bişi anlatmak istiyorsun.
    :)))))

    YanıtlaSil
  12. Satır aralarını okumayı bilene..... ehehe.

    YanıtlaSil
  13. geri geliyim mi ya ben başlıkların bile beni etkiliyor oluuum #darko

    YanıtlaSil
  14. ahahahaaa, gel ama yazı yazmaya da devam et.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. meyilliyim ama bakalım :) hep kahramanım olmak zorunda mısın sen ya :P

      Sil
    2. Meyillenmenin ardı eyleme dönüşür yahu. ahahaa.
      Bilmem, mistik güçlerim istemsizce yaptırıyor. ahahaa.

      Sil
    3. kıskanıyorumm seni :) saçını başını yolucam bak :P

      Sil
    4. ahahahaaa, ne alaka ki oğlaaam?

      Sil
    5. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

      Sil
    6. Gelsin bakalım. ehehe. Yaz yaz, ben de yazacağım bir ara. KAMBEKBOY!

      Sil
  15. yazılarının hepsinden enerji fışkırıyor yahu:))
    ilk paragrafı soluksuz okudum ve iki km koşmuş gibi oldum:D
    olsun ama keyifliydi:)

    YanıtlaSil
  16. Oturduğun yerde egzersiz oldu yani, iyi olmuş, kahrolsun kaloriler! ahaha. Keşke onları yakmak da bu kadar kolay olsa...
    Keyif almana sevindim, teşekkürler yahu, ben de yorumunu okuyunca keyiflendim bak. ehehe.

    YanıtlaSil
  17. İlk paragraf neydi öyle be :)) noktayı aradım ama bulmak ne mümkün. sondaymış meğer ahaha yeni ata sözleri de öğreniyoruz bu arada

    YanıtlaSil
  18. Biri beni durdurdu. Ben :) Haber vereyim diye geldim. Bugünlerde aldığım kiloları geri veriyorum. Aç geziyorum azimliyim. Sağ kalırsam 2 haftada işlem tamam :)

    YanıtlaSil
  19. Serdar Durdu: Biraz paragraf uçtu farkındayım. ahahahaa. Ne kadar öğretici bir yazarım aslında.....

    Ahu: Darısı başıma, ayyy ne mutlu, yaparsın sen yahu! ehehe.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hahaah evet baya bi uçmuş ama lezzetinden bir şey kaybetmemiş önemli olan da bu :) Evet öğretici yönünü de yeni yeni keşfediyoruz

      Sil
    2. Ay teşekkürler efenimmm, bu tatlı yorumlarınız beni çok mutlu ediyor. ehehe.
      Ben çok yönlüyüm; ama keşfi zor....... - Selamlar ego. -

      Sil
  20. Bu yazını 3. kez okudum ben yenisini istiyoruuuuum..:))

    YanıtlaSil
  21. ahahahaa, cansın ya.
    Farkındayım biraz saldım blog işini.
    Yazmayı, okumayı......
    Ama kafamdaki şey biterse, manyak düşüncelerim var.
    Kader, kısmet, kalem, kelam, defter. ehehe.
    Teşekkürler cidden, yazımı bekleyenin olması güzel bir duygu delikadın.

    YanıtlaSil
  22. Sayın Beyza Hanım, blogunuzu güncelleyiniz :))

    YanıtlaSil
  23. Mollaahmetoğlucuğum beni geçtin tembellikte -ya da belki ilhamsızlıkta- Yoksa, yoksa gizli bir roman yazma operasyonu mu yürütüyorsunuz? Bu arada senin bir hikayen bile yok deyişine inat bir hikaye yazdım ben. Bir dergide bile yayınlandı hahhayt.

    YanıtlaSil
  24. İkinci roman operasyonu da kaldı öyle, sanırım ben bir şeye uzun süre odaklanamama sıkıntısı çekiyorum.... ehehe.
    Ya bilmem ki, yazasım yok, zaten blogta da pek takılmıyorum, pek yazı okumuyorum, velhasılkelam sonucunda kimsenin bloguna da uğramıyorum. ÇOK HAYIRSIZ ÇIKTIM.
    Aaaa, vaaay, zamanı gözbebeklerimde birleştirebildiğim vakit gelip bakacağım hikayene, hayırlar dere tepe düz gelsin üzerine bulutus.

    YanıtlaSil
  25. bütün bu yorumları hep okuyordum, sırıtıyordum, görünmen güzel oldu tabii haklısın, tomorrow never comes.
    :)

    YanıtlaSil
  26. "Bir dönem hobi olarak görünmez kadınlık yaptım." diyebilirim artık rahatlıkla. ehehe.
    Because of that; yarına bırakılan iş hiçbir zaman gerçekleşemiyor.

    YanıtlaSil